18 Eylül 2026, Cuma
Header reklam alanı
Son Dakika
Kanıttan savunuculuğa, tütün kontrolünde ortak hareketDuolingo, Türkiye telekom sektöründeki ilk iş birliğini Vodafone ile yaptıGloria Cup Basketball 2026 Summer Games’te şampiyon belli olduBosch Power Control ile bulaşık makinelerinde yeni dönem: Tek yıkamada her bölgeye özel program!QNB Türkiye’den Kadınların Ekonomik Güçlenmesine Yeni Kaynak“Akaryakıta zam gelecek” denilerek satış yapılmadı iddiası

Kanıttan savunuculuğa, tütün kontrolünde ortak hareket

Eylül 18, 2026

Tütün kontrolünün güçlendirilmesi için farklı alanlardan paydaşları bir araya getiren Değer Hareketi, 15 Eylül’de Ankara Kült Kavaklıdere’de gerçekleştirilen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı.

Eğitim, sağlık ve çevre başta olmak üzere farklı ekosistemleri somut politika hedefleri etrafında buluşturmayı amaçlayan Değer Hareketi; başta 4207 sayılı Kanun olmak üzere tütün kontrol mekanizmalarının daha etkin uygulanmasına katkı sunmayı, toplumun temiz havayı bir hak olarak talep edebilmesini ve bu alandaki ortak savunuculuğu güçlendirmeyi hedefliyor.

Değer Hareketi, tütün kontrolünü yalnızca belirli kurumların ya da uzmanlık alanlarının sorumluluğunda olan bir konu olarak değil, toplumun farklı kesimlerinin ortak sorumluluk almasını gerektiren çok boyutlu bir mesele olarak ele alıyor. Hareket; sağlık alanındaki bilimsel bilgi ve kanıtı, iletişimin dönüştürücü gücünü, sivil toplumun savunuculuk kapasitesini ve gençlerin aktif katılımını ortak bir zeminde buluşturarak temiz hava hakkının korunmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Dumansız Hava Sahasında Uygulama Açığı

4207 sayılı Kanun olmak üzere Türkiye’deki tütün kontrol mevzuatı tütün ürünlerine dair reklam, sponsorluk ve satış yasakları, yaş teyidi uygulamaları, teşhir yasakları ve düz paket uygulaması gibi birçok koruyucu önlemin yanı sıra dumansız hava sahası düzenlemelerine de geniş bir yer ayırmaktadır.

Bu önemli yasal çerçevenin sahadaki uygulama düzeyini değerlendirmek amacıyla, Değer Hareketi’nin lansmanında; Design Araştırma iş birliğiyle Kasım 2025 – Mart 2026 tarihleri arasında Ankara, İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirilen saha araştırmasının sonuçları paylaşıldı. 475 kafe, restoran ve barı kapsayan araştırmanın bulguları, güçlü yasal düzenlemelere rağmen dumansız hava sahası uygulamalarında önemli bir boşluk bulunduğuna işaret ediyor.

Araştırmada;

  • İncelenen mekânların yüzde 75,6’sında, başka bir ifadeyle her dört mekânın yaklaşık üçünde, kanunun getirdiği yükümlülüklerden en az birinin ihlal edildiği,
  • Mekânların yüzde 89’unda masalarda kül tablası bulunduğu,
  • Yüzde 27,6’sında ise zorunlu “Sigara İçilmez” levhasının bulunmadığı,
  • “Sigara İçilmez” levhasının bulunduğu kapalı alanların ise yüzde 39,4’ünde tütün ürünü tüketiminin devam ettiği,
  • Levhaların bulunduğu mekânların yüzde 11,9’unda işaretlerin ilgili mevzuat ve standartlara tam olarak uygun olmadığı,

tespit edildi.

Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de daha önce denetlenen mekânlara gerçekleştirilen takip ziyaretlerinde ortaya çıktı. Takip ziyaretlerinin yapıldığı mekânların tamamında sigara kullanımına ilişkin ihlallerin devam ettiği görüldü.

Ortaya çıkan tablo, temiz hava hakkının yalnızca mevzuatla güvence altına alınmasının yeterli olmadığını gösteriyor. Mevcut düzenlemelerin sahada etkin ve sürdürülebilir biçimde uygulanması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumun farklı kesimlerinin temiz hava hakkını sahiplenmesi, dumansız hava sahasının korunması açısından kritik önem taşıyor.

Tütün kontrolünü güçlendirmek için ortak akıl ve ortak savunuculuk

Lansman, Uluslararası Stratejist Eda Zaloğlu’nun Değer Hareketi’nin temel değerlerini, hedeflerini ve yaklaşımını paylaştığı sunumu ile başladı. 

“Ortak Nefes, Ortak Gelecek: Tütün Kontrolü İçin Kolektif Akıl” başlıklı panelde ise tütün kontrolü ile ilgili güncel konular; sağlık, hukuk, iletişim ve gençlik perspektiflerinden ele alındı.

Düzce Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBAM) Müdürü Prof. Dr. Tijen Acar, tütün kontrolünün koruyucu sağlık politikalarındaki rolüne değinerek, pasif içiciliğin sağlık üzerindeki etkileri ile mevcut politikaların etkin ve sürdürülebilir biçimde uygulanmasının gerekliliğini ortaya koydu.

Avukat Senem Yılmazel ise, tütün ürünlerinin olumsuz etkileri karşısında endüstrinin sorumluluk üstlenmeyen yaklaşımına dikkat çekerek, bu konuyu endüstriye karşı yürüttüğü ve başarıyla sonuçlanan dava süreci üzerinden somutlaştırdı.

Gençlik Servisleri Merkezi Temsilcisi Öyküm Bağcı, gençlerin kendi geleceklerini şekillendiren süreçlerde söz sahibi olmasına odaklanarak, onları yalnızca korunması gereken bir hedef kitle değil, çözüm üreten ve toplumsal dönüşüme katkı sunan paydaşlar olarak konumlandırmanın gerekliliğini vurguladı.

Köşe yazarı, İletişim Uzmanı ve TÜHİD Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Çekirge Paksoy, tütün kontrolünün toplumsal gündemde güçlü ve sürdürülebilir bir karşılık bulmasında iletişimin dönüştürücü rolünü değerlendirdi.

Dumansız Gençlik Girişimi Temsilcileri İkragül Yener ve Özgür Özdemir ise tütün endüstrisinin özellikle yeni nesil tütün ürünleri ve satış noktaları üzerinden gençleri hedef alan stratejilerine dair topladıkları kanıtlardan kesitler sundular.

Ortak Akıl, Ortak Sorumluluk, Ortak Hareket

Değer Hareketi, ayrıca Eylül ayı itibarıyla farklı temalar etrafında düzenleyeceği aylık paydaş toplantılarıyla sağlık, akademi, sivil toplum, eğitim, çevre, yerel yönetimler, medya, özel sektör ve gençlik alanlarından aktörleri aynı masa etrafında buluşturacak.

Her toplantıda; tütün kontrolünün farklı bir boyutunun ele alınması, mevcut sorunların ve ihtiyaçların ilgili paydaşlarla birlikte değerlendirilmesi, farklı alanlardaki bilgi ve deneyimin ortaklaştırılması ve bu birikimin somut politika hedeflerine ve ortak savunuculuk alanlarına dönüştürülmesi hedefleniyor.

Değer Hareketi Hakkında

Değer Hareketi, Türkiye’de tütün kontrolünün güçlendirilmesi ve toplum sağlığının tütün endüstrisinin ticari çıkarları karşısında korunması amacıyla çalışan bir sivil toplum hareketidir. Tütün ve nikotin ürünlerinin sağlık, toplum, ekonomi ve çevre üzerindeki etkilerini daha görünür kılmayı; tütün endüstrisinin pazarlama, normalleştirme, etki oluşturma ve manipülasyon stratejilerine ilişkin kamuoyu farkındalığını artırmayı; tütün kontrolü politikalarının etkili biçimde uygulanmasını ve değişen ürünler ile endüstri uygulamaları karşısında sürekli olarak güçlendirilmesini savunur.

Değer Hareketi, araştırma ve bilimsel kanıtı; stratejik iletişim, savunuculuk ve paydaş katılımıyla kanıttan savunuculuğa uzanan bütüncül bir strateji çerçevesinde bir araya getirir. Saha araştırmaları ve toplumsal kesimlerle yürütülen etkileşim çalışmaları sonucunda elde edilen bulguları, kamuoyunun anlayabileceği ve karar vericileri harekete geçirebilecek bir çerçeveye dönüştürür; tütün kontrolü alanındaki sorunları görünür kılmayı, farklı paydaşları ortak öncelikler etrafında buluşturmayı ve bilimsel kanıta dayalı politika değişimini desteklemeyi amaçlar.

Neden “Değer”?

Çünkü konu yalnızca bir ürün ya da bireysel bir tercih değildir. Temiz hava bir değerdir. Sağlık bir değerdir. Gençlerin korunması bir değerdir. Güvenilir bilgiye erişim bir değerdir. Etkili ve hesap verebilir kamu politikaları bir değerdir. Değer Hareketi, tüm bu değerleri ortak bir zeminde buluşturmak, görünür kılmak ve birlikte savunmak için vardır.

Türkiye’de tütün kullanımı Cumhuriyet tarihinin kaydedilen en yüksek seviyesine ulaşırken, tütün kullanımının sağlık, ekonomi ve çevre üzerindeki yükü de giderek ağırlaşıyor. Bu tablo karşısındaki temel ihtiyaç; bilimsel kanıtı toplumsal katılıma ve talebe dönüştüren, aynı zamanda tütün kontrolü politikalarının etkili biçimde uygulanmasını destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak.

Bu doğrultuda Değer Hareketi; farklı alanlardan paydaşları ortak bir amaç etrafında buluşturarak bilgi, deneyim ve uzmanlıkların birbirini beslediği; iş birliğini ve ortak savunuculuğu güçlendiren sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yorum Yap