7 Mayıs 2026, Perşembe
Header reklam alanı
Son Dakika
Demireller Traktör New Holland 3S Plaza İzmir Torbalı’da Açıldıİşletmeler İçin Depozito Sistemi’ne Kayıt Süreci BaşladıMakine emniyetinde ilk uluslararası standardizasyon toplantısı Üsküdar’da!ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 283.3 milyar TL’ye ulaştıİnci Holding, İnci Akü Bayi Buluşmasında Yeni Dönem Strateji ve Hedeflerini PaylaştıNükleer Füzyon, Yapay Zeka ve Bağlantı: Geleceğin Endüstrisini Şekillendiren Üç Temel Güç

Estetik Dolguların Ömrünü Alışkanlıklarımız Belirliyor

Şubat 9, 2026

Günümüzde en sık tercih edilen dolgu türleri arasında yer alan estetik (kompozit) dolgular, doğal görünümleri ve diş dokusunu koruyucu özellikleriyle öne çıkıyor. Diş rengine birebir uyum sağlayan bu dolgular, amalgam dolgulara kıyasla daha az diş dokusu kaybıyla uygulanabiliyor. Kırılma riskinin de düşük olduğu kompozit dolgular, gerektiğinde tamamen sökülmeden onarılıyor ve metal içermediğinden alerjisi bulunan hastaların da sık tercih ettiği bir tedavi yöntemi.

Estetik dolgunun ağız içindeki kullanım süresinin tek bir zaman aralığıyla sınırı olmadığını belirten İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Melek Çam, literatüre göre bu dolguların ortalama ağız içi kullanım süreleri 5-10 yıl ve üzeri olsa da, dayanıklılıklarının birçok faktöre bağlı olduğunu söylüyor. Hastanın ağız hijyenine verdiği önem, beslenme alışkanlıkları, çiğneme kuvvetleri, dolgunun yapıldığı dişin konumu ve kullanılan materyalin özellikleri, dolgunun ömrünü doğrudan etkiliyor. Ayrıca; dolgulara ekstra basınç getiren diş sıkma/gıcırdatma gibi parafonksiyonel alışkanlıklar ve diş eti sağlığını olumsuz etkileyen tütün kullanımı da dolguların ömrünü etkileyen faktörler arasında. 

Küçük Önlemler Büyük Tedavilerin Önüne Geçiyor
 Dolgu tedavisinin uzun ömürlü olmasında hastanın günlük ağız bakımına gösterdiği özen belirleyici bir role sahip. Bu sayede, büyük çaplı tedavi gerektirecek sorunların da erkenden önüne geçmek mümkün hale geliyor. Dolguların uzun dönem ağızda kalmasında ise aşağıdaki 4 adımın mutlaka dikkate alınması gerekiyor:

  • Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalayın.
  • Diş ipi ve ara yüz temizliğini ihmal etmeyin.
  • Sert cisimleri ısırmaktan kaçının.
  • Düzenli diş hekimi kontrollerinizi aksatmayın.

Estetik (kompozit) dolgular, zamanla ağız içi ortamın etkisiyle aşınabiliyor, yüzey pürüzlülüğü artabiliyor veya dolgu ile diş arasında mikroskobik düzeyde zayıflamalar görülebiliyor. İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Melek Çam, bu noktada dolgunun tamamen bozulmasını beklemeden, yapılacak düzenli kontrollerle daha uzun süre kullanımın sağlanabileceğini söylüyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yorum Yap